İdris Naim Şahin , Ordu ile İlgili Projelerini Anlattı

9 MART’I BEKLEYİN
Şahin; ”İnşallah 9 Mart Cumartesi günü Ordu’muzla ilgili benim düşündüğüm, sizlerden aldığım intibalar üzerine tasarladığım, hayal ettiğim ve gerçekleşmesi için çaba göstereceğimiz Ordu üzerine vizyonumuzu, Ordu kimliğine yönelik düşüncelerimizi ana başlıklar, alt başlıklarıyla birlikte ve diğer katılımcı Ordu yetkilileriyle birlikte paylaşacağız. Ordu’ya bizim kazandırdığımız, farkında olarak, olmayarak kimlikler var. Her şehrin bir kimliği vardır ve olmalıdır. Ordu’yu ben gençlik yıllarımdan itibaren ilgilenmeye başladığım ve tanımaya başladığım zamanda Güzel Ordu tabiri kullanılırdı. Hatta onun adını taşıyan bir ilkokulumuz var. Bu çok hoşuma giden bir tabirdir. Bu bir hedeftir, bir hevestir ve çok doğru bir şeydir. Hiç eskimeyen bir kimliktir. Hep güzel olmak, hep güzel kalmak insanlar için belki mümkün değil ama şehirler için mümkündür. Ordu’muz hep güzel olsun ve güzel kalsın. Bu halde bu güzellik üzerinden Ordu’nun birinci kimliğini isimlendirmek ve o kimlik üzerinden Ordu’yu fotoğraflamak isterim. Belediye çalışmalarımızı, belediye hizmetlerimizi bu güzel Ordu ana başlığı altında Güzle Ordu kimliği altında sizlerle paylaşacağım. Öncelikle temiz Ordu, tertemiz Ordu’yu yaratacağız. Basınıyla, halkıyla, muhtarıyla, dernekleriyle, belediyeleriyle hep birlikte Ordu’yu en batıdan en doğuya, en kuzeyden en güneye bizim sorumlu olduğumuz sınırlar içinde tertemiz bir Ordu yapmak zorundayız. Derelerimiz kirleniyor, acilen sahip çıkıp kurtarmak durumundayız. Derelerimizde balıklar yeniden ürer ve onları yeniden misafirlere ikram eder hale getirmek durumundayız. Denizlerimiz kirleniyor. Kirlenme tehlikesi ile karşı karşıya onu temizlemeliyiz. Ormanlarımızı, bahçelerimizi korumalıyız. Bununla ilgili temiz ev, temiz sokak, temiz mahalle, temiz ilçe ve tertemiz bir Ordu projesini öncelikle ve hayatımızın olmazsa olmazı olarak uygulamaya koymak durumundayız ki bunun devamında Ordu’yu turizm şehri yapabilelim. Bunu üzerinde çok büyük hassasiyet göstermek istiyorum. Bu hassasiyeti doğrusu taşıyorum. Altyapıyı, suyu, kanalizasyonu ve diğer kurumların elektriktir, telefondur, doğal gazdır diğer kurumların altyapı hizmetleri bugüne kadar yapılmıştır. Yapan herkese çok teşekkür ediyorum. Ama bundan sonra faklı bir anlayışla Avrupa’da neyse, Japonya’da neyse Ordu’da da sağlıklı bir şekilde bu çalışmaları yapmalıyız. Her sene bitmeyen altyapı çalışmalarından bu şehir, bütün şehir esasında artık vazgeçmelidir. Vazgeçmeyi başarmalıdır. Parça parça, biri yapar biri söker. Biri yapar diğeri söker anlayışından vazgeçmeliyiz. Buna yönelikte getirdiğimiz büyükşehir müessesi hukuki imkanı buna da müsaittir. Bu imkanı kullanmak durumundayız. Bütün altyapı kurumları tek elde, tek bir anlayışla hizmetlerini yapmalıdır. Tabi yapılmışlar devam edecek ama bundan sonra yenileme ve yeniden yapılacak alanları yeni anlayışlarla yapmak ve belli bir süre içerisinde bütün altyapıyı yeni bir standartta kavuşturmak. Ama bir yerinden başlamak zorundayız. Böyle parça parça altyapı çalışmaları bir şehre coğrafi anlamda kimlik kazandırmaz. Üst yapı yani binalar. Yapı stokumuz başka şehirlere göre aslında çok korkutucu ve ürkütücü değil. Ama önlem alınmazsa bizde 10 sene sonra belki 15 sene sonra bugün İstanbul’un içinden çıkılmaz haline, Kocaeli’nin sıkıntılı görüntüsüne bizde düşebiliriz” dedi.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*